Bordo Bulamacı’na farklı bir bakış
Tarımda uzun yıllardır kullanılan bordo bulamacı ve diğer bakır içerikli preparatlar; mantari ve bakteriyel hastalıklara karşı etkili kabul edilse de, özellikle yoğun ve tekrarlayan kullanımda insan sağlığı, toprak ekolojisi, su kaynakları ve bitki fizyolojisi üzerinde önemli olumsuz etkiler oluşturabilmektedir.

Bordo bulamacı; bakır sülfat (göz taşı) + kireç + su karışımından oluşan bakır bazlı bir fungisittir.
Tarımda özellikle mildiyö, yaprak kıvırcıklığı, kara leke, bakteriyel hastalıklar gibi sorunlarda koruyucu amaçla kullanılmaktadır.
Ancak “koruyucu” olması nedeniyle sık tekrar edilmesi, çevrede bakır birikimine neden olur.
İNSAN SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ
a) Solunum Sistemi Üzerindeki Etkiler
Bakır sülfat püskürtme sırasında ince partiküller halinde havaya karışabilir, özellikle rüzgarlı uygulamalarda solunabilir.
Bu durum boğaz tahrişi, öksürük, nefes darlığı, akciğer irritasyonu oluşturabilir. Uzun süre maruziyet kronik solunum hassasiyeti, bronş irritasyonu riskini artırabilir.
b) Cilt ve Göz Tahrişi
Bakırlı preparatlar ciltte yanma, kaşıntı, egzama benzeri reaksiyonlar, gözde ciddi tahriş oluşturabilir. Yoğun konsantrasyonlarda kimyasal yanıklar görülebilir.
c) Sindirim Sistemi ve İç Organlar
Bakır ağır metaldir. Yüksek miktarda bakır alımı mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, bağırsak irritasyonu oluşturabilir.
Kronik birikimde karaciğer ve böbrek üzerinde toksik yük oluşturabilir.
d) Gıda Üzerindeki Kalıntı Riski
Yoğun bakır uygulamaları meyve, yaprak, sebze üzerinde kalıntı bırakabilir. Özellikle sık uygulama, hasada yakın kullanım, yüksek doz durumlarında risk artar.
TOPRAK SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ
a) Toprakta Birikim Problemi
Bakır doğada parçalanmaz. Pestisitlerin bir kısmı zamanla parçalanabilirken, bakır toprakta birikir, yıllarca kalabilir. Özellikle bağ, zeytinlik, meyve bahçelerinde uzun yıllar kullanım sonrası ciddi bakır yükü oluşabilir.
b) Faydalı Mikroorganizmaların Baskılanması
Toprak canlı bir ekosistemdir. Bakır bakterileri, mantarları, aktinomisetleri, mikorizaları baskılayabilir. Bu durum humus oluşumunu azaltır, organik madde dönüşümünü yavaşlatır, toprağın biyolojik canlılığını düşürür. Sonuçta toprak sertleşebilir, besin döngüsü bozulabilir, verim düşebilir.
c) Solucan ve Faydalı Canlılara Etkisi
Yüksek bakır toprak solucanlarına, faydalı böceklere, bazı yararlı mantarlara toksik etki gösterebilir. Bu da toprağın doğal havalanmasını ve kendini yenilemesini zayıflatır.
BİTKİ SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ
a) Fitotoksisite (Bitki Yakıcılığı)
Yanlış zamanda veya yüksek dozda kullanım yaprak yanıkları, çiçek dökümü, sürgün zararları, meyvede lekelenme oluşturabilir.
Özellikle sıcak hava, genç yaprak, hassas çeşitler risklidir.
b) Bitkinin Mikrobiyal Dengesinin Bozulması
Bakır yalnızca “zararlıları” değil yaprak yüzeyindeki yararlı mikroorganizmaları da azaltabilir. Bu durum bitkinin doğal bağışıklık ilişkilerini bozabilir.
c) Besin Alım Problemleri
Toprakta aşırı bakır demir, çinko, mangan gibi elementlerin alımını engelleyebilir. Sonuç sararma, gelişim geriliği, kök baskılanması görülebilir.
SU KAYNAKLARINA OLUMSUZ ETKİLERİ
Yağışlarla taşınan bakır dere, gölet, yeraltı suyu sistemlerine ulaşabilir. Bakır suda yaşayan canlılar olan balıklar, planktonlar, faydalı mikroorganizmalar üzerinde toksik olabilir. Özellikle küçük su ekosistemlerinde biyolojik dengeyi bozabilir.
ORGANİK TARIMDA NEDEN HALA KULLANILIYOR?
Bakır doğal kökenli olduğu için bazı organik tarım sistemlerinde sınırlı kullanımına izin verilmektedir. Ancak bugün dünyada bakır kullanımını azaltma, alternatif yöntemlere yönelme, biyolojik çözümler geliştirme eğilimi giderek artmaktadır. Çünkü “doğal kökenli” olması, tamamen zararsız olduğu anlamına gelmez.
AB BORDO BULAMACI VE BAKIRLI BİLEŞİKLERE NASIL YAKLAŞIYOR
Bordo bulamacının ana etken maddesi olan bakır sülfat (copper sulfate), Avrupa Birliği’nde tamamen yasaklanmış değildir; ancak uzun yıllardır çevresel ve sağlık riskleri nedeniyle kullanım miktarı ciddi şekilde sınırlandırılmıştır. Özellikle bağ ve meyve üretim alanlarında toprakta birikim oluşturduğu için AB, kullanım miktarını düşürme yoluna gitmiştir. (esdac.jrc.ec.europa.eu)
İnsan sağlığı üzerindeki olası etkileri bilimsel kurumlar tarafından şu başlıklarda değerlendirilmektedir:
- Cilt tahrişi ve egzama
- Gözde yanma ve irritasyon
- Solunum yolu tahrişi
- Mide bulantısı ve kusma
- Karaciğerde bakır birikimi
- Böbrek hasarı riski
- Kronik maruziyette karaciğer toksisitesi
- Hassas bireylerde alerjik reaksiyonlar
- Yoğun maruziyette sinir sistemi etkileri
- Uzun süreli birikimde ağır metal yükü
Özellikle sürekli maruziyet yaşayan tarım işçilerinde inhalasyon (soluma), deri teması, uzun süreli düşük doz maruziyet önemli risk faktörleri olarak değerlendirilmektedir. (European Food Safety Authority)
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi olan European Food Safety Authority (EFSA), bakır bileşiklerinin toprakta biriktiğini, hedef dışı canlılara zarar verebildiğini, tüketiciler açısından kronik risk oluşturabileceğini raporlarında açıkça belirtmiştir. (European Food Safety Authority)
AB’nin bakır kullanımını sınırlama nedenleri arasında özellikle şunlar bulunmaktadır:
- Toprakta parçalanmadan birikmesi
- Faydalı mikroorganizmaların zarar görmesi
- Yeraltı ve yüzey sularına taşınması
- Balıklar ve su canlıları için toksik olması
- Gıda ürünlerinde kalıntı riski
- Uzun dönem tüketici maruziyeti
Bu nedenle Avrupa Birliği, 2018 düzenlemesiyle tarımda kullanılabilecek toplam bakır miktarını 7 yılda hektar başına 28 kg ile sınırlandırmıştır. (esdac.jrc.ec.europa.eu)
EFSA’nın maksimum kalıntı değerlendirme raporunda ayrıca “tüketiciler açısından olası kronik risk” tanımlaması yapılmış ve maruziyetin azaltılması gerektiği belirtilmiştir. (European Food Safety Authority)
SÜRDÜRÜLEBİLİR YAKLAŞIMLAR
Uzun vadede toprağın biyolojisini güçlendirmek, organik maddeyi artırmak, bitki bağışıklığını desteklemek, çeşit dayanıklılığı, doğru budama, hava sirkülasyonu, kompost ve mikrobiyal yaşamı destekleme gibi yöntemler hastalık baskısını azaltmada daha sürdürülebilir yaklaşımlar sunmaktadır.
SONUÇ
Bordo bulamacı ve diğer bakırlı preparatlar kısa vadede bazı hastalıkları baskılayabilse de toprakta biriken ağır metal etkisi, faydalı mikroorganizmalara zarar, su ekosistemlerine toksisite, bitkide fitotoksisite, insan sağlığına olası zararlar nedeniyle dikkatli ve sınırlı değerlendirilmesi gereken maddelerdir. Agrohomeopatik bakışla sürdürülebilir tarım anlayışı yalnızca hastalığı baskılamayı değil,toprak–bitki–mikrobiyal yaşam dengesini korumayı hedeflemektedir.
Bilimsel kaynaklar:
- EFSA Bakır Bileşikleri Risk Değerlendirmesi
- Avrupa Komisyonu Toprakta Bakır Birikimi Raporu
- EFSA Kalıntı ve Tüketici Riski Raporu
- EFSA Bakır Maruziyeti ve Sağlık Etkileri
- PubMed EFSA Copper Compounds Review
- “Peer review of the pesticide risk assessment of the active substance copper compounds” — European Food Safety Authority (EFSA)
- “Scientific Opinion on the re-evaluation of copper compounds as active substances in plant protection products” — EFSA Journal
- “Copper in European vineyard soils: Status and concerns” — European Commission Joint Research Centre (JRC)
- “Review of the existing maximum residue levels for copper compounds according to Article 12 of Regulation (EC) No 396/2005” — EFSA
